28 Kasım 2013 Perşembe

Herkes Camiaya Karşı

Herkes camiaya karşı. Dostlarımız diye bildiğimiz Yeni Şafak ve Yeni Akit gazeteleri de dahil. Fitne amacına ulaşıyor maalesef.

20 Kasım 2013 Çarşamba

Dershaneler

Bütün bu olanlardan sonra büyüğümüzün da garip olduğunu öğrenmiş olduk. Şu olaylarda siyasetten hemen hemen kimse onu ve davasını savunmadı. PKK'ya zeytin dalı uzatan ama camiaya kıskançlıkla ve düşmanlıkla bakanlar yarın bir gün pişman olacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Herkesin bir planı var ama O'nun da bir planı var. Bazen de şer görünen şeyler hayır olur. Belki de yurtdışına büyük bir göç olur :). Aslında önemli olan dershaneler değil. Ak Parti'nin camiaya karşı tutunduğu tavırdı. Bu olaylardan sonra kimin camia hakkında ne düşündüğünü de anlamış olduk.

19 Kasım 2013 Salı

MHP de anında beni hayal kırıklığına uğrattı. Demek ki siyasetten medet ummak hataymış...

18 Kasım 2013 Pazartesi

Dershaneler Hakkında...

Dershanelerin kapanması meselesinde kimin delikanlı olup olmadığını da görmüş olduk. Ak Partinin her hareketinde muhalif olan insanların bu durumda Ak Partiyi savunmaları ne kadar da dikkate değer. Özellikle MHP , CHP'ye göre daha delikanlı çıktı. Sürekli cemaatle uğraşıyorlar. Sanki en büyük düşman cemaat. Cemaat için tüm eğitim sistemini berbat etmeye razılar. Allah akıl fikir izan versin. Bütün bunlar bizi uzaklaştırmaz tam tersine inanmaya çalıştığımız davaya bizi daha çok bağlar. Ak Parti maalesef dostunu düşmanını şaşırmış durumda. Hal böyle devam ederse bölünmeye mahkum kalacak.

1 Kasım 2013 Cuma

Şafak Pavey Hakkında Çok Güzel Bir Yorum

Hanımefendiliği, kültürü ve konuşmasındaki sakinliği ile takdir ettiğim, chp kodları içerdiği ve kendisi gibi düşünenleri arif olarak tanımladığı için yerdiğim konuşma.

sonuçta mesaj yine sadece kendisi gibi arif olanlarca beğenilmiştir. kendisi gibi düşünenler, zaten yıllardır aşağıdaki ifadelerin benzeri düşüncelere sahiptir. kafalardaki bu ön kabüller değişmediği sürece, iktidara taşıyacak ve oyları değişken kitleyi ikna etmek zor olacaktır.

- özgürlüğü mustafa kemal’e borçlu olmak
- aile güçleri tarafından zorla kapatılan kızlar
- beş yaşında örtülen, on beş yaşında evlendirilen kızlar
- başı açılarak kirlenmek
- bizi yok ettiğinizde; olimpiyat tanıtımına kimi koyacaksınız?
- biz sivas’ta yakılan, gezi de vurulan, evlerine işaret konulan, hayat tarzından ötürü cezalandırılanlarız. 
- kronik mağdur sizsiniz..
- adaletle öç almak arasındaki fark
- bu ülkeyi korkunç bir akıbete sürüklemek

Ekşi Sözlük sitesinden alıntıdır...

30 Ekim 2013 Çarşamba

About me

Kimse anlamıyor ama ben çok işitsel bir adamım. Dört beş gündür Pearl Jam şarkıları kafamda dönüp duruyor. Yellow Ledbetter ve Black. Bunları keşfedebilmem için Cold Case izlemem gerekiyordu galiba. 6. sezon efsaneydi. CSI NY dizisi ise çok vasat bir şekilde sonlandı.

Vel hasili kelam

Kim bilir Leyla gelince evimize de gecince belki de hersey yoluna girecek. Neyse Mevlam gorelim neyler, ne eylerse guzel eyler.

29 Ekim 2013 Salı

Ben

Ben demek iyi değil aslında ama blogda insan kendinden bahsetmeli galiba. Yıllarca konuşmadım, abim gibi yazmaya da üşenirim ama yazmak gerek sanırım deşarj olmak için. Eşimden başka kimse tanımıyor beni. Kapalı kutuyum çünkü...

Devam

Öncelikle özgürce yazamayacağım bunu söylemem lazım çünkü herkesin ulaşabileceği bir yere her şeyi yazmam ve de yazamam. Benim için hayatın anlamından başlamak istiyorum. Her şeye sahip olduğumu düşünüyorum. Yani ciddi bir şekilde I-Phone, ev, araba vs. gibi dertlerim yok. Akademik hayallerim de öyle. Peki benim bu dünyada amacım ne? Rıza-yı ilahi elbette. Ama yer de değiştirsem şu anda her şey çok monoton ilerliyor. 'Keşke eski yerimde kalsaydım'a döndü herşey. Keşkeler çok yanlış çünkü orada da olsaydım her şey monoton kalmaya devam edecekti...